Makaleler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Makaleler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mayıs 2011 Perşembe

OKUL ÖNCESİ



Ne zaman başlamalı?
Okul öncesi eğitimden söz etmeden önce, erken uyaranın zararlarından söz etmek gerekir. Şöyle ki; nasıl henüz yürüme yeteneğini kazanmamış bir bebeği erken bastırmak yürüme sistemlerini zedelerse, zihin yapılarında henüz gelişmemiş sistemlere bir uyaran vermek de beyni zedeler. Buradan yola çıkarak öncelikle erken eğitimin ne olması gerektiği tartışılmalıdır.
Erken eğitim yazı öğretmek okumayı öğretmek bilgi yüklemek anlamında ise bu erken uyarandır. Okuma ve yazma yeteneği için gereken dikkat mekanizmaları 4. yaştan itibaren gelişmeye başlar. O da önce ses, yani hece kavramı daha sonra 6. yaştan itibaren de grafik, yani yazı kavramı kazanılır. Kaldı ki 6. yaşta pek çok çocukta fizyolojik yani doğal bir disleksik süreç görülebilir.

O halde okul öncesi eğitim ne olmalıdır?
Bunun için çocuk beyninin okul öncesi dönemde ne olduğuna bakmak gerekir. Yukarıda 0-3 yaşın kendine özgü sensori-motor dönem olduğu çocuğun ağlatılmadan yaşamsal ihtiyaçlarının giderilmesinin gerektiğinden bahsetmiştik ki, bu dönem zihin ve zeka yapıları ancak bu emniyet zemininde filizlenir.
Dört yaş çocuğu diğerlerini fark etmeye ve onların zihinlerini okumaya başlar. İşte geleceğin kendini ve diğerlerini yönetebilen yani lider bireyinin temel taşı budur. O nedenle bu dönemde aynı yaştaki çocukların YÖNETİLİP YÖNLENDİRİLMEDEN bir arada yaşayabilmelerine olanak verebiliyor olmak bu dönemdeki eğitimin esası olmalıdır.


Beş yaş çocuğuna gelince, bu dönemde beyinde gelecekteki olağanüstü şartlara adaptasyonun alt yapısı oluşmaktadır. Bu çocuklukta ortaya çıkan hayal gücüdür. Çocuğun hayal gücü ile yalan karıştırılmamalıdır. Bu dönemde dürüst olmak adına çocuğa gerçekler verilmemelidir. Bu dönemde eğitimin esasını da çocuk beyninin bu gücünü geliştirecek sistemler oluşturmalıdır. Burada istenen teknolojiye başvurulabileceği gibi çocuk dağ tepe değişik mekanlara götürülerek hayal gücünün gelişmesine katkıda bulunulabilinir.
Demek istediğim okul öncesi eğitim kağıt-kalem-bilgi döngüsünün erken yaşa çekilmesi asla değildir.
Sevgilerimle,

Prof.Dr. Sabiha Paktuna Keskin

13 Nisan 2011 Çarşamba

Bebek için gerekli ilk oyuncaklar..


Bebek dünyaya geldiği ilk andan itibaren anne ile iletişime geçer. Annenin sonsuz sevgisini hisseden bebek daha sağlıklı bir gelişim gösterir. Bebeğin gelişimi;  sevgi ve ilgiyle beslenirken oyuncaklar da bu sürece katılmalıdır.

İlk oyuncaklar neler olmalıdır?

Sallanan oyuncaklar: İlk ay oyuncağının göz hizasında olması çok önemlidir.  Sallanan renkli oyuncaklar seçebilirsiniz. Başlangıçta bebek bu oyuncağa bir süre ilgisiz kalsa da dış dünyaya uyum sağladıkça ilgisi artacaktır.  Bu tip oyuncaklar bebeğin algısını güçlendirerek çevresini daha çok fark etmesine yardımcı olacaktır.
Sallanan oyuncak ve objeyi aralıklarla değiştirin. Bu değişimi fark edecektir.

Renkli oyuncaklar: Sallanan objelerin canlı renklerde seçilmesi önemlidir.  Kırmızı, mavi, yeşil renklerde olabilir. Parlak renkli oyuncaklar da olabilir. Yatağan yakın çevresine de bu renkli oyuncakları yerleştirebilirsiniz. Diğer aylarda başını hareket ettirmeye başladıkça bu oyuncaklar da dikkatini çekmeye başlayacaktır.

Sesli oyuncaklar: Bebeğin  çevresinin farkında olmasını sağlamak için oyuncaklar bebeğin duyularına hitap etmelidir. İşitme duyusunu güçlendirecek müzikli dönenceler   ilk ayda çok  yararlıdır. Bu oyuncak ; bebeğin farklı sesleri de fark etmesini sağlayacaktır. Bir müzik kutusu, CD çalar da işe yarayabilir.  Özellikle de uykuya geçiş zamanlarında çalacağınız müzikler onu rahatlatarak daha sakin ve huzurlu bir şekilde uykuya dalmasını sağlayacaktır.

Anne /  Baba da ilk ay oyuncaklarıdır. Dokunulmak bebeğin sevildiğini, değer verildiğini ona hissettirir. Güven duygusu kazandırır. Yüzünüz ve gülüşünüz onun için en eğlenceli oyuncaktır. Yüzünüzü ona yaklaştırın ve sesli bir şekilde gülümsemeye başlayın. Onu sevdiğinizi söyleyin. Şarkılar, ninniler söylediğinizde sizi dikkatlice dinlediğini, her yaklaştığınızda heyecanlandığını fark edeceksiniz. Onunla ne kadar çok konuşursanız o kadar çok uyaran alır. Sizinle iletişimi artar ve annesi olduğunuzu daha çok fark eder.


Oyuncaklar; bebeklik döneminde çok önemlidir. Bebeğin tüm duyuları için uyaran görevindedir. Dış dünyayı daha çok algılamasına, görsel ve işitsel dikkatinin artmasına olanak sağlar. Bebeğin diğer aylarda göstereceği gelişim aşamaları için bir temel oluşturulmasına yardımcı olur.
Çevresinin daha çok farkında olan bebek; çevresi ile daha fazla iletişim kurar, güven duygusu gelişir ve mutlu bir çocuk olmanın temellerini atmış olur.

Psikolog Eda Gökduman
www.edagokduman.com